Son dakika haberi bulunmamaktadır.   Senoz Esnaf  
Senoz Deresi
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Animasyonlar | Anketler | Sitene Ekle | Mesaj Gönder | Sohbet | MircScriptİndir

HABER ARA


Gelişmiş Ara

EN ÇOK OKUNANLAR

"Vizontele"yi Çok önceden Bizim Köyde Yaşadık

Okunma  Yazar : Ziya Akçal
Yorumlar  Yorum Sayısı : 4
Okunma  Okunma : 3585
Tarih  Tarih : 15 Ocak 2013, 22:03

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Rize ili, Çayeli ilçesi, çataldere Köyündeki günlerimizden geliyorum. Selam olsun o günlere, 2000 m. Rakımda Tuthul Dağı’nın tepesindeyiz tüm komşularımla. Güneşli bir yaz günü. Çocuklar gibi şen, neşeli,   çekilen eziyete rağmen. Köyümüzün elektriğe kavuştuğu günler… Herkes beyaz eşya alırken bir tane de siyah beyaz televizyon alma yarışında. Televizyonları aldık, antenleri evlerimizin çatısında dolandırdık durduk köşe bucak ama ne çare! Anten elde olduğu halde evin çevresinde dolaşan kişinin ve heyette (Ahşap evin oturma salonu) televizyonun başında yayının gerçekleşmesini bekleyen kişinin karşılıklı olarak: _ Olooooooooooooo , bişe var miiiiiiiiiii? Sorusuna,_ Devam et olooooooooooo  bişe yokkkkkkk…    Bağırtılarının saatlerce sürdüğü, netice alınamayınca, 100m lik kablo ilavesiyle antenin çaylık, çimenlik tüm etrafta dolaştırılmasının ardından netice alınamayınca, antenin çam ağacının budanıp tepesine çıkarılması sonrasında da netice alamamak bayağı moralimizi bozmuştu.
 
Derken, köyümüz sağlık ocağında görevli Artvinli ebe hanımın babasının getirdiği, akü ile çalışan 31 ekran TV’ Yİ bir sepetin içine, sepeti de birinin arkasına verdik ve başladık köyün yamaçlarında dolaşmağa. Önce, rahmetli Bozoğli Hüseyin’in evinin arkasındaki yamaçlarda dolaşmağa başladık. Rahmetli Bozoğli Hüseyin ağabey o zaman sağdı. Az gittik uz gittik; bu arada TV açık, çalışır vaziyette dolaşıyoruz tabii. Birden bire bir ses, bir şırıltı; hey yavrum heyyyyyyy.. oloooooooooo.. bağrışma sesleri.. Bir de ne görelim, TV de basket maçı. Sevinçten, önce bağrışma, sonrasında sus pus seyretmeğe başladık. Yayını bulmuştuk ama Rus TV sinden basket maçıydı seyrettiğimiz. Suskunluğumuz bir müddet devam etti, tekrar gülüşmeğe, bağrışmağa başladık. Yayını bulmuştuk sonunda, Rusya’dan da olsa… Ararsak Türk yayınını da bulabileceğiz umuduyla dolaşmağa devam ettik. Terler içinde kalmıştık ama hiç umurumuzda değildi açlık ve yorgunluk. Geze geze ormanın içinde ilerledik ve Saronboğaz’ın sırtı dediğimiz yere geldik. Anteni yerleştirdiğimiz bir tepenin üzerinde 360 derece döndürürken Türk televizyon yayınını da bulmayalım mı? Sonradan öğrendik ki, meğer aldığımız yayın, bizden 10 km. daha sahile yakın olan Kaptanpaşa köylülerinin, dağın tepesine kurdurdukları, Trabzon’dan yayın alan aktarıcı sayesindeymiş. Sevincimiz adeta şaha kalkmıştı. Çok sevinmiştik fakat siyah beyaz ve tek olan TRT yayınını evlerimizde, oturduğumuz yerde, sevdiklerimiz, konu komşumuzla beraber seyredebilmek, izlemek için daha çok mücadele vermeliydik.        
 
Takatımız kalmamış, çaresizlik içinde evlerimize dönmüştük. Hemen ertesi gün Çayeli’ne, ilçe merkezine gittik. Orada pek aradığımızı bulamamış olacağız ki, doğruca Rize’ye gittik ve bize yardımcı olabilecek elektronikçiyi bulduk. Yanına aldığı elektronik cihazlarıyla beraber mühendis beyi de yanımıza alarak doğruca köyümüze döndük. Yayın aldığımız yeri kendisine gösterdik. Amelelik işi bize ait olmak üzere ne derse yapıyor, bir an evvel işin bitmesini bekliyorduk. Anten için direk dikildi, elektrik hattı çekildi. Yansıtıcı cihaz, mühendis bey tarafından yerine monte edildi. Artık işlem tamam dı. Memnun ve mutlu olarak, karanlığa boyanmış ahşap evlerimizin manen ve maddeten aydınlığına nihayet kavuşmuştuk. Durumdan herkesin haberi vardı. Temizlendik, üzerlerimizi, değiştik. TV yi açık; görüntü bugünkü gibi olmasa da karşımızdaydı; neşe ve sessizlik içinde haberleri seyre koyulduk.   
Kaptanpaşa vericisinden aldığımız yayın sık sık kesintiye uğruyor, Kaptanpaşa’ya kadar bizzat giderek, yanımıza aldığımız, o işlerden anlayan öğretmen arkadaşla beraber dağa çıkıyor, tamiratın ardından önce Kaptanpaşa’ya sonra da köyümüze dönüyorduk. Bu durum da bir zaman böyle devam ettikten sonra işimizi sağlam kazığa bağlamak istedik.
Köy muhtarımızın önderliğinde, para toplayarak, bizzat Trabzon vericisinden yayın alan bir aktarıcıyı yapmak üzere çalışmalara koyulduk. Rize’deki mühendise gittik. Öncelikle yukarki Tuthul dediğimiz tepede yer keşfi yaptırdık. Uygun yer bulduktan sonra dağın bir yamacından yukarıya, tepeye kadar uzatılacak teli taşımak görevini bir guruba verirken diğer bir gurupta direk taşıma, uygun yerde tellerin bağlanabileceği ği güzergâh üzerinde uygun ağaçları budayıp hazırlama görevini de bir guruba verdik. Ellerde baltalar, kürekler, sırtlarda çimento, kum, çakıl olduğu halde işbirliği içinde yoğun bir çalışmaya girdik. Nihayetinde çektiğimiz eziyete değen neticeye ulaştık. Memnun ve mutluyduk. Artık evlerimizde, heyetun pekesinde, iskemlilerde oturur vaziyette iken TRT kanalının yayınlarını seyredebiliyorduk. ’Vizon Tele’’ filminin senaryosunu fazlasıyla biz yaşamıştık.                                                                                                                      
Bugün ise o dağlarda in cin top oynuyor; ne yaylacılar gidip geliyor, ne de geçmişi yâd etmek için gidip geliniyor. Allah (c.c.) nasip ederse bu yaz köye gittiğimde, yalnız da olsam oralara gidecek, o günleri, o günkü çalışmalara iştirak eden geçmişimizi yâd edecek, sağlarla o günleri yeniden yaşayacak, sohbetlerle anacağım. Selam olsun o günlere, selam olsun yaşayan gönül dostlarıma, rahmet olsun cümle geçmişlerimize.      15.01.13  Z.AKÇAL              
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 4 yorum yazılmıştır.

Ziya AKÇAL [ 25 Ocak 2013, 20:48 ]
ÇOk teşekkür ederim aziz ve pek muhterek kardeşim Hüseyin Can ŞİŞMAN kardeşim, sağlıkm ve esenlikler, en kalbi selam ve sevgilerimle... Allah'a emanet olunuz.
Hüseyin Can ŞİŞMAN [ 24 Ocak 2013, 19:51 ]
Ziya hocam çok buruk bir duygu içinde okudum yazını .

Bende aradığımı bulamıyorum artık araya sıkışmış bir jenerasyonuz ne eskiyi bula biliyoruz nede yeniye uya biliyoruz yada yeniyi seve biliyoruz bazen bende köyde eski izlerimi arıyorum dağlarda yaylalarda eyy eski günler diyorum ne insanlar geçti üstünden çok özlüyorum o eziyetli ama neşeli muhabbetli hatırlı saygılı ama mutlu hep özlüyorum bulamıyorum.Ziya hocam yazın çok hoşuma gitti sanki ben yaşamışım Sağlık diliyorum saygılarımla
Ziya AKÇAL [ 18 Ocak 2013, 18:40 ]
Teşekkür ederim Aburrahman Bey, sağlık ve esenlikler, en kalbi selam ve sevgilerimle.

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

“Senozlulara müjdem var! “07 Haziran 2017
RadyoSenoz
 
İSTEK GÖNDER

FOTOĞRAF GALERİLERİ

Yayınlanan yazıları kaynak göstererek yayınlamak serbesttir. © Copyright 2004-2009
Yazar Girisi | Altyap: MyDesign Haber