24/28 Nisan 2013 tarihleri arasında Türkmenistan'a gittik. Aşkabat'da bir inşaat firmasında mühendis olarak çalışan, Senozlu, Başköy'lü hemşehrimiz, ağabeyimiz Reşit Kalyoncu'yu da ziyaret edip selamlarını getirdik.
24/28 Nisan 2013 tarihleri arasında Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'taydık. Bu vesile ile uzun yıllardan beri Aşkabat'da bir inşaat firmasında mühendis olarak çalışan, Senozlu, Başköy'lü hemşehrimiz, ağabeyimiz Reşit Kalyoncu'yu da ziyaret edip sohbet ettik. Reşit ağabeyle Aşkabat/Yimpaş'da yaptığımız uzun sohbetin kısa bir özetini sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Reşit abi, Türkmenistan'ı tanıtan güzel bilgiler verdi. Bu arada, "Reşit abi, biraz yayladan tarladan konuşacağız..." deyince de anlatmaya başladı: "Ben 1973 yılına kadar her sene yaylaya giderdim, oralarda yaşadık. Ekseriyetle kendi yaylalarımıza giderdik. Şimdi, yayla denince beni deşmiş oluyorsun. Hem de burada, Aşkabat'ta... Bizim bütün gençliğimiz oralarda geçti. Onun için nerede olursak olalım, o günleri, oraları hatırlamamak mümkün değil, hatırlıyoruz. Çok hasret kalıyoruz, gerçekten hasret kalıyoruz. Geçen sene köye gittim, ama yaylaya çıkma imkanı olmadı. Planmamıştık, ama hesapta olmayan maniler çıktı, hava müsait olmadı, vesaire."
7 yıldır Şemkoğut yaylasına gidemediğini hatırlatan Reşit abi, anlatmaya şöyle devam etti: "Üzüldüğüm bir nokta da, çok değerli insanlarımızı, arkadaşlarımızı, abilerimizi kaybettik. Bu beni çok üzüyor. İstanbul'dan da, Türkiye'den de çok uzak kaldık. Zaman zaman Türkiye'ye, İstanbul'a geliyoruz; ama kısa süreli oluyor. Herkesi görme imkânı bulanıyoruz. Şartlar belli, hele İstanbul'un şartları. Genç yaşlarda kaybettiğimiz arkadaşlarımız oldu. Ama ne yaparsın, takdir-i İlahi böyle. (Allah rahmet eylesin.)
Buradan, internet vasıtasıyla memleketi, köyü, yaylaları takip etmeye çalışıyoruz." "İstanbul'a kesin dönüş gündemde var mı?" diye sorunca, derin bir nefes alan Reşit abi şöyle dedi: "Beni bırakmıyorlar, ama artık çok yoruldum, memlekete dönmek istiyorum. Şartlar da zorlaştı. Meslek, yani insaat mühendisliği, insaattan sorumlu olmak çok riskli. Her şeyden sen sorumlusun. En çekindiğim konu, ki bütün Türk firmaları bundan çekinir, inşaatta birinin düşmesi, vefat etmesi çok riskli. Çok sıkıntı çeken arkadaşlarımız oluyor."
"Peki, hemşehrileri bir mesajınız var mı?" diye soruyoruz: "Biz edebiyatçı değiliz, içimizden geleni söyleyelim. Bizim insanımız çok değerli. Bunu yurt dışına çıkınca daha iyi anlıyor. Biraz da tecrube ile... Sadece özlüyoruz. Çok hasret duyuyoruz. Nasip olursa yaza geçersek, uzun kalmak niyetiyle memlekete gideceğim. Her taşı, çakılı, her ağacın dibini görmek istiyorum gerçekten. Bütün komşularımız, arkadaşlarımızı ziyaret edeceğim. Hepsine kucak dolusu selam gönderiyorum. Yeni nesli tanımıyoruz, onları tanımaya çalışacağım."
Reşit abiye huzurlu Aşkabat günleri dileyerek oradan ayrıldık.
(Faruk Çakır) * senozderesi.com haber merkezi
* Aşkabat ziyareti ile ilgili gezi notlarını okumak isteyenler şu adreslere bakabilir:
http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=54716
http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=54774
http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=54835
fotoğraf albümü için adres:
https://www.facebook.com/media/set/?set=a.10151577558189557.1073741828.699044556&type=1